Gül Çetin

Lavanta

Lavanta (Lavandula L.) kelimesi, Ortaçağ Latincesi’ndeki livendula türünün adından türetilerek Türkçe’ye geçmiş olmalı. Livendula kelimesi ise, muhtemelen livere (mavileştirmek) ile lavare (yıkamak) sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyor.
O zaman biz ailece morlarla-mavilerle yıkandık desem.. hem mis gibi kokulara karşı koyamayan Artemis de dayanamadı, bize eşlik etti. 
Denizli Hierapolis Tiyatrosu’ndaki bir kabartmada yer alan, tanrıçanın doğumu betimlemesinde genç kızlar, ellerinde lavanta çiçekleri ve afyon kozalarıyla Artemis’in kutsal doğum olayını izler. Tanrıça Artemis de doğumunda duyduğu bu kokuyu hiç bırakmaz. Tüm vücuduna sürdüğü lavanta yağı nedeniyle, geçtiği her yerde kokulu bir iz bırakır. Böylece herkes her lavanta kokusunda tanrıçanın biraz önce oradan geçtiğini anlar.
Şu anda bizim evin salonundan geçti mesela, hop oradan odalara, oradan minik keselere, çekmecelerdeki giysilerin arasına, baş ucumuzdaki vazolara, oradan oraya mor bir büyü gibi dolaşıyor. 
Ey Tanrılar, Artemis biraz bize misafir stop, merak etmeyin stop.

Bahçe Günlüğüm- Haziran 2020