Gül Çetin

Temmuz 2020

minik serçe

“Bir kuş geldi, hangi dala konacağını kestiremedi. Bir süre ağacın dalları arasında dolaştıktan sonra, ince bir dala kondu. Bu ince dal hafif hafif esen rüzgardan sallanıyordu, kuşun konmasıyla bu sallantı daha da arttı. Kuş dalla beraber bir salıncakta imiş gibi kendi doğal ortamında bir süre sallandı.” Bu satırlar çok sevdiğim Doğan Cüceloğlu’nun Savaşçı kitabından, tam […]

minik serçe Read More »

doğa, kitap, çocuk

Doğa, kitap, çocuk…  Kulaklarımızda kuşların, rüzgarın, ağaçların sesleri. Doğa ve kitaplar keşfe davet eden bir dünya sunuyor bize. Özgürlük, hayal gücü, merak sarıyor her yerimizi. Yazarlık, çizerlik derken kendi keşif yolculuğumdan kitaplara uzanan doğada öğrenme, keyif alma, mutlu olma ve büyüme yolculuğu oğlumla bizimkisi. Bahçe Günlüğüm Temmuz 2020

doğa, kitap, çocuk Read More »

GÜL YAPRAĞI

Eski zamanlarda bir felsefe okulu, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün okulun kapısına bir yabancı geldi. Yabancı, kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. Kapıyı açan kişi, kapıda

GÜL YAPRAĞI Read More »

nane – ah Minthe ah!

Nane kelimesi Arapça’da nane bitkisi anlamında kullanılan nanā kelimesinden dilimize nane olarak geçmiş. Ballıbabagiller, Latince adı ile Lamiaceae familyasına ait nanelerin tabi ki mitolojide de yeri var, yine tam da Türk filmi tadında bir hikaye: Mitolojide nane ölüler ülkesinin tanrısı Hades’in aşık olduğu Minthe’nin adıdır. Güzelliği dillere destan bir su perisi olan Minthe’nin yaşadığı yer

nane – ah Minthe ah! Read More »

Bezelye

Biliyor musunuz fosil kanıtları insanların Bronz Çağı’nda bile bezelye yediğini gösteriyormuş. Kabul edelim iyi yemişiz… Ve inanışın aksine bezelye bir sebze değil, tropikal bir meyve imiş. Bezelye ayıklarken hep aklıma yarım yamalak aklımda kalan okul bilgileri ile modern genetiğin babası Gregor Mendel’in farklı renk, büyüklükte ve tohum cinsinden bezelye ve çapraz yetiştirme yoluyla temel genetik

Bezelye Read More »

Kayısı

Bugün bahçemizden “Prunus armeniaca” topladım. Evet bildiğiniz kayısı. 🍑Ünlü Seyyah Evliya Çelebi 1655 yılı Nisan/Mayıs aylarında ziyaret ettiği Malatya’da kayısıdan bahsettiği satırları buldum: “… Al Hamri, Sarı Hamri, Mişmiş Hamri, Beyaz Hamri, Bek Hamri, Sulu Hamri, Etli Hamri isimli yedi türlü sulu kayısısı olur ki bağdan şehre selelerle güç hal getirilir. Hafif ezilse suyu kalmaz.

Kayısı Read More »

Semizotu

Gün aşırı oğlumla bahçemizden Portulacaoleracea topluyoruz. Hani küçük yeşil yapraklı, bahçelerde, tarlalarda, yol kenarlarında kendi kendine yetişen, yabanisi daha yoğun, mayhoş bir lezzete sahip olan şifalı bir bitki. Evet haklısınız bilimsel adları hem akılda tutması, hem de söylemesi zor. Bildiniz, bildiğiniz semizotu. Bahçenin her yerinden kendince bir yer bulup bitiveren bu otun mayhoş tadına ben de

Semizotu Read More »

Ihlamur

Çiçekleri mis gibi kokan ve flama flama yaprakları ile ıhlamur ağacımızdan şifalar herkese. Neden öyle “flama flama yapraklar” dedim biliyor musunuz?Türkçe‘de önceleri “ulamur“, “uğlamur“, “fılamur” gibi şekillere girip çıkmış “ıhlamur” kelimesi Yunanca’dan gelmiş: Bu dilde “flamulon / flamuron” kelimesi hem “sancak, flama“yı, hem de “ıhlamur” ağacını ifade ediyor. Yunanların “flamulon“u da Latince‘de hem “alev“, hem “sancak,

Ihlamur Read More »